eksilt

Üye giriş

               

Özlü söz....

             Adam olan adam...Haketmediği payeyi almaz...Haketmeyene paye vermez...
Ana Sayfa

İçerik

Ana Sayfa
Alucra'nın Haritası
Alucra'nın Tarihi
Örnek Çocuklar
Fotoğraf Albümü
Ziyaretci Defteri
Şiirler
Kaybettiklerimiz.
Site Haritası
Günün Yazısı
Fıkralar
Alucra Sözleri,deyimleri
Alucra MYO Mezunları
Yazarlar
Alucra ve Köyleri Haberleri
Giresun ve İlçeleri Haberleri
Ülkemiz Haberleri
Köylerimiz
Bülten

Kimler Sitede

Şuanda 22 misafir bağlı

Okuyucu Yorumları

Giresun Haber

Get the Flash Player to see this player.
Flash Image Rotator Module by Joomlashack.
Fevzicakmak
Yesilyurt
Hacihasan
Image 4 Title
Image 5 Title

PDF Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Pazartesi, 23 Haziran 2008
Bir Eğitimcinin Dilinden 1

 Hasan KAPTI 

“Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır !” (Hadis-i Şerif)  

 “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır !” yazısı aşağıdaki beş bÖlümde ele alınacaktır :  

I    –     Giriş  

II   –  “Çağrı Hareketi ve Getirdikleri”

III  –    Alucra’nın Sosyal Yapılanması

IV –    Alucra Meslek Yüksek Okulu’nun Serüveni 

V  –    SonuÇ  

 I - Giriş   NiÇin yazıyorum ?

 Bu yazıyı “Tarihe not düşürmek iÇin” yazıyorum. Düşünen, akıl yürüten, fikir üreten, ürettiği yararlı fikirleri hayata geÇirmeyi isteyen bir “Eğitimci” olarak ; bÖyle bir yazı yazmayı ve yaşanan olayların gerÇek yüzünü kronolojik sıra ile dile getirmeyi şerefli bir gÖrev sayıyorum. Rasyonel düşünerek, pozitif yaklaşarak, realist bir anlayışla ; ders alınsın diye yaşanan acı ve tatlı olayları yazmayı yararlı buluyorum. Yetmiş yılı geÇen yaşım, elli yıllık eğitim hayatım ; insandan insana, insandan tabiata ve insandan Yaratan’a (Allah’a) bağ kurmakla geÇmiştir. Yunus’un dediği gibi : “Yaratılmışı severim, Yaratan’dan Ötürü” diyerek ; her zaman ve her yerde, insan ve insanlık iÇin olumlu Çalışmaların iÇinde bulundum. İnsana ve insanlığa yararlı olmayı hedef seÇtim. Gün geldi, Çalışmalarımın meyvelerini toplamaktan mutluluk duydum. Nereye gittimse hayatta başarılı olmuş Öğrencilerimle karşılaştım ve onlarla gurur duydum. Son beş yıllık dÖnemde memleketimiz “Alucra” ve “Alucralılar”ın sosyal ve kültürel sorunları ile ilgilendim. Olaylara ve problemlere tamamen tarafsız bir anlayışla yaklaştım. Bu yazı son beş yıllık süreci inceleyen ve yorumlayan bir yazı olacaktır. Bu yazı objektif (tarafsız) bir fikir yazısıdır. Olaylara ve insanlara fikir planında yaklaşan, herhangi bir insanı ve siyasal gÖrüşü hedef almayan bir yazıdır. BÖyle bir yazı yazmak sorumluluğunu bilerek ve isteyerek üstlendim. Tarihe not düşürmek, gelecek kuşaklara yararlı ve Örnek olmak, yaşanan olaylardan ders Çıkarmak amacı esas hedefimizdir. “Kuş uÇmaz, kervan geÇmez” hale gelmiş yÖremize, kısaca ; “kuşbakışı” bakarak gÖrdüklerimi yazmaya Çalışacağım. Gayret bizden, yardım Allah’tandır.    

Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır ! 

 Olayları ve olaylar karşısında insan davranışlarını inceleyerek, gÖrdüklerimi ve yaşadıklarımı Peygamber Efendimizin (sav) şu muhteşem hadisinin (sÖzünün) ışığında ele alacağım : “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır !” Alucra ve Alucralılar iÇin ortaya atılan, Çıkar hesapları yapmadan Çağdaş ve bilimsel metotlarla Alucra’nın yeniden yapılanması iÇin  Çalışan, tarafsız bir grup insana yani “Çağrı Grubu” na karşı ; gÖzleri Çıkarlarından başka bir şey gÖrmeyen bir avuÇ insan tarafından ne yazık ki, Çamur atılmış ve o erdemli insanlar haksızlığa uğratılmıştır. Bu yazı o günlerin gerÇek tarihÇesi olacaktır. Bu büyük haksızlığın karşısında susmayan ve gerÇekleri dile getiren erdemli bir duygunun da ifadesidir. Çamur atılmaya Çalışılan bir grup insan : “Ahlâkta ve Kardeşlikte Alucra Birliği” Çağrısı yapan insanlardı. Bu Çağrıyı yapan insanlara karşı : “Siz bÖlücülük yapıyorsunuz ! Biz varken size ne oluyor ! Sizin, bizim dışımızda Alucra iÇin herhangi bir hareket yapmanız bÖlücülüktür. ‘Vakıf’ varken ne demeye yeni kuruluşlar kurmayı teklif ediyorsunuz ? Herkes vakfın altında toplanacak, Çatlak ses istemiyoruz !” gibi hayret ve dehşet verici,  anlamsız, Çağdışı, zorbalık taşıyan sÖzlerle ne yazık ki karşı Çıkılmıştır. Bu reaksiyoner hareket incelendiğinde gÖrülecektir ki ; haksızlığın, hukuksuzluğun, anlayışsızlığın, kavrayışsızlığın, bÖlücülüğün, tarafgirliğin, benlikÇiliğin ve hatta edepsizliğin ta kendisidir. Bir zamanların Ankara Valisi Nevzat Tandoğan’ın sÖzlerine benzemektedir. Sol hareketleri Örgütleyerek eyleme geÇen bir kısım genÇlere hitaben Tandoğan şÖyle sÖylemişti : “Ulan size ne oluyor ! Eğer komünist olunacaksa biz oluruz. Yeni bir gÖrüş getirilecekse, onu da biz getiririz.”  İşte bu edep ve mantık dışı anlayışa karşı Çıkacak ; iyiyi, doğruyu, güzeli ve yararlıyı savunacağız. Her zaman olduğu gibi kÖtüye, yanlışa, Çirkine ve zararlıya karşı Çıkacağız. BÖylece Efendimizin buyurduğu hadisteki mana ve maksat yerine getirilmiş olacaktır. Biz dilsiz şeytan olmamak iÇin, tarihe not düşüyoruz ve diyoruz ki ; gelin gerÇekleri gÖrelim, “Ata et, ite ot atmaktan” vazgeÇelim diyoruz. Kibirlilik, kincilik, inatÇılık, kıskanÇlık, bencillik, kasabacılık, kÖycülük, particilik ve karıştırıcılık gibi huyları terk edelim diyoruz. Bu sÖzleri bir plan dahilinde topluma sunan “Çağrı Hareketi” hiÇ bÖlücülük olur mu ?   

Gün olur asra bedel 

Kırgız Türkleri’nin büyük yazarı “Cengiz Aytmatov” : “Gün olur asra bedel” diyor. O büyük yazar, Kırgız, Özbek, Kazak, Türkmen, Karakalpak, Uygur, Azeri, Kazan ve Kırım Türkleri’nin esaretten kurtulması iÇin beklenen günü işaret ediyordu. İnsanların, kÖy, kasaba ve kentlerin, milletlerin ve devletlerin Öyle günleri olur ki ; gerÇekten de asra bedel olur. Toplumların hayatında yok olup gitmek veya yeniden dirilip ayağa kalkmak tarihte gÖrülen yaşanmış olaylardandır. Osmanlı İmparatorluğu’nun yok olmasıyla ve yeni Türkiye Devleti’nin kuruluşunda bu yok olma ve dirilmeyi birlikte gÖrmekteyiz. 23 Nisan 1920, “Türkiye Büyük Millet Meclisi”nin toplandığı gündür. İşte o gün yok olan imparatorluğun yerine “Türkiye Cumhuriyeti” kurulmuştur. Bu günü “Milli Egemenlik Bayramı” olarak kutlamaktayız. Demek ki, o gün asra bedel bir günmüş. Yedi düvele karşı var olma ve yok olma savaşı bÖylece verilmiş.YÖremize gelince, ne güzel tesadüf ki ; “Alucra Çağrı Grubu” yine bÖyle bir günde “23 Nisan 2005” günü, Alucralıları Alucra’ya sahip Çıkmaya Çağırmıştır. Alucralılar Alucra tarihinde gÖrülmemiş kalabalıklar halinde “Alucra iÇin” bu Çağrıya katılmışlardır. Yaşanan olaylardan, toplumsal gelişmelerden ve sosyal yapılanmalardan anlıyoruz ki ; olumlu veya olumsuz karşılanmış olsa da, 23 Nisan 2005 günü “Alucra iÇin asra bedel bir gün” olmuştur. Alucra ve yÖremiz “Çağrı Hareketi”nin bilimsel Çalışmaları ve uygulamalarından yararlanmıştır. Bu hareketin getirdiği ve toplum yararına sunduğu fikirleri yÖremizin ve hatta Anadolu’da  bazı ilÇelerin Örnek aldığını ve uyguladığını mutlulukla gÖrmekteyiz.  (Yazımız,  “Çağrı Hareketi ve Getirdikleri” bÖlümü ile devam edecektir.)  

Hasan Kaptı

 

 

Yorumlar  

 
# ARİF DEDE 2008-06-23 19:12 Meslek yaşamımda her zaman örenk aldığım çok değerli meslektaşım ve ağabeyim Hasan KAPTI'ya ve birlikte olduğu çağrı grubuna hayırlı ve yararlı faaliyetlerinde n dolayı teşekkür ediyorum. Hemşehrilerine hizmet etmekten başka gayesi olmayan hocamın Şebinkarahisar Lisesinde görev yaparken de hemşehrileri tarafından günümüzdeki benzer ithamlara hedef olmasına rağmen yılmadan ve ilkelerinden taviz vermeden doğru bildiği yolda devam etmiş ve yıllar sonra ona karşı haksız ithamda bulunanlar onu geç olsa da takdir etmişlerdir. Ne mutlu hocama ve onun örnek davranışlarını anlayanlara. Saygılarımla. Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
# halil ibrahim kutlay 2011-07-15 13:51 Bu sözü, Kuşeyrî, Risale? sinde (s.62) ?Yeri geldiğinde konuşmak, en güzel bir haslet olduğu gibi, zamanında susmasını bilmek de erdemli insanların özelliğidir.? sözüne yer verdikten sonra, Üstaz Ebu Ali ed-Dekkak?dan da şunları duyduğunu kaydeder: ?Hakkı söylemeyen / haksızlık karşısında suskun kalan şeytandır.?
İbn Kayyim de el-Cevabu?l-Vafî adlı aserinde (s.136) şu ifadelere yer vermiştir:
?Batıl / yanlış şeyleri söyleyerek insanlara nasihat eden, konuşan şeytandır. Hakkı söylemekten sakınan ise dilsiz şeytandır.?
Halk arasında ?haksızlık karşısında susan…? ifadesi daha meşhurdur.
Özetle söylemek gerekirse, bütün çalışmalarımıza rağmen, sahih veya zayıf bir kaynağını bulamadığımız bu söz, öyle anlaşılıyor ki, bir kelam-ı kibardır.
Cevap | Alıntı | Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

< Önceki   Sonraki >

KARAMUSTAFAOĞLU GRUP Şirketlerimizi incelemek için aşağıdaki resimleri tıklayınız.

Advertisement
Advertisement
Advertisement