|
Get the Flash Player to see this player. |
| HAYATTAN KAÇALIM...HAYATIN TA KENDİSİNE |
|
|
|
| Yazar Derya Tosun YILMAZ | |
| Cumartesi, 04 Aralık 2010 | |
HAYATTAN KAÇALIM...HAYATIN TA KENDİSİNE…! Bu yazıyı okumaya ayıracağınız zaman diliminde sizinle şehrin gürültüsünden ,yapaylığından uzak doğal bir hayale yolculuk edelim hep birlikte, ne dersiniz?
Sıkıldım , yoruldum! Bu şehir,beton yığınları ,yapay güzellikler boğuyor beni artık…Işıl ışıl görünen caddelerine yabancıyım.Her gün önünden geçtiğim; yıldızlı bir gökyüzü kadar parlak duran ,içi tıklım tıklım kafeler ne kadar da itici!…Restoranlarda kibar olma yarışına tutulmuş insancıklar…Sokakta birbirini model alan,giyiminden saçına her şeyi birbirinin aynısı tipler…Sahte gülücükler,üç beş günlük gönül maceraları ne kadar da çoğalmış…Aman Allah’ım ben buraya ait hissetmiyorum kendimi! Sokaklarında gördüğüm bu samimiyetsizlik ve lüks bir hapishaneden farksız soğuk duvar evleri…Bu cafcaflı iticilik beni gün geçtikçe yalnızlığa itiyor..Sesler arasında kayboluyor sesim.Sessizliğimin sesine yolculuk ediyorum.Hayallerimde yaşatıyorum aslında ait olduğum hayatı ve yalnızlığımı paylaşıyorum yeşil düşlerimde…içinde sen olan bebek saflığı bir yaşam istiyorum...
Uzaklarda ki turna gel, sesime ses ver! Gel kaçalım buralardan. Kaçkar’a, Zigana’ya götür beni. Bir dağ köyünde, yeşile doymuş bir dağın zirvesinde ahşap kulübemiz olsun...İçinde bir biz, bir hasırımız olsun.Sabah ezanıyla uyanalım...Abdest alıp ferahlatalım yüzümüzü, ruhumuzu... Sonra günü selamlayalım, kuş kanadı gibi çırpan yüreğimizle... Ellerimiz, tırnaklarımız ot koksun. Seninle yağmur suları içelim, rüzgar soluyalım. Çiçekler, kuşlar bizi sevsin, bizi söylesin börtü böcek! Güneşin ışığını ilk bizim gözlerimize versin. El ele tutuşup dolaşalım yeşilin her tonunu... Avuçlarımız terlesin biz koksun. Sen misin ben, ben miyim sen bilemeyelim. Bostanımıza gidelim,emeğimizi toplayalım kendi ellerimizle …Toprak kokulu domatesimiz,salatalığımız,tereyağına doymuş sahanda yumurtamız olsun yemeğimiz. Mum ışığında yenilen yemekleri kıskandırsın doğallığımız.Ünlü cafelerde içilen kahveleri değil, isli demlikteki mis kokulu çayımızı yudumlayalım....Parfümü değil, tezeği koklayalım.. Saçlarımızı sabunla yıkayalım... Tırmanalım geçit vermez dağlardan. O dağlar ki erisin yüreklerimizdeki ateşin aşkına! O dağlar ki secde etsin bu sevda önünde…Kirli kelimelerden yoksun bir sevda yaşalım…Gözlerimiz konuşsun ,sözlerimiz eşlik etsin.İçi boş kelimeler yerle bir olsun !Dolu dolu bir sevda yaşayalım seninle…Karadeniz tanıklık etsin sevgimize.Deli Karadeniz bir daha coşsun…Dört mevsiminde süslensin sevdamız; bembeyaz kar da kıskansın, yemyeşil baharda,sapsarı sonbaharda…Baharı yolcularken mutlu,sonbaharda gazelleri izlerken mutlu, kışın çetin şartlarını atlatırken yine mutlu…Tek bir mevsim yaşansın yüreklerimizde…Zaman dursun bize işlesin…Uçurtma kanadına takalım gönlümüzü dilediğince uçsun Karadeniz semalarında…
Buz gibi pınarlardan su taşıyayım sana… Sen bir köşede odun kırarken, benim peştamalimde kozalak yığını…Yanında terliklerle dolaşayım …Senin ayaklarında kara lastiğin…Derelerden geçelim, bir koyunumuz olsun çifte kuzulu, onda kendimi bulayım. Şefkatine tanıklık edeyim… Ellerimle sağıp,bir tas sütünden çöremez yapayım sana…
Gözlerimiz konuşsun ay ışığında. Ben seni dinleyeyim,sen de beni. Dizine başımı koyup seni seyredeyim,sende beni seyret... Sende kaybolayım. Sende deryada kaybol! Türküler söyleyelim ,dağlarının bir o eteğine bir bu eteğine çarpsın sesimiz...Öyle bir yankılansın ki bizi bile hayrete düşürsün! Bize şahit tüm nesneler bayram etsin işte o an! Papatya topla bana. Seviyor sevmiyor yapalım çocuklar gibi...Temizleyelim her kötülükten ruhumuzu...
Zor mu sevdiğim bu saydıklarım? Lezzeti aradığımız yerde bulmak zor mu? İstediğimiz hayatı yaşamak zor mu? Bu hayallerim çığ oldu içimde sanki bir adım daha atsam yerinden kopacak altında kalacağım…Seninle hep bu saf hayatı hayal ettim.Ben buralara ait değilim gurbet kuşu yarim.Bu uğultu tırmalıyor beynimi.Bu kalabalıklar içinde sağlam ruhlar kalmadı artık. Herkes hasta sevdiğim,herkes kaçmak istiyor aslında!..
Gel biz temize çekelim kirli dünleri, yeniden başlar gibi her şeye ...Kaçalım bu hayattan ... Hayatın taaa kendisine...
Derya Tosun YILMAZ |
| Sonraki > |
|---|




HAYATTAN KAÇALIM...HAYATIN TA KENDİSİNE…!

Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.