eksilt

Üye giriş

               

Özlü söz....

             Adam olan adam...Haketmediği payeyi almaz...Haketmeyene paye vermez...
Ana Sayfa

İçerik

Ana Sayfa
Alucra'nın Haritası
Alucra'nın Tarihi
Örnek Çocuklar
Fotoğraf Albümü
Ziyaretci Defteri
Şiirler
Kaybettiklerimiz.
Site Haritası
Günün Yazısı
Fıkralar
Alucra Sözleri,deyimleri
Alucra MYO Mezunları
Yazarlar
Alucra ve Köyleri Haberleri
Giresun ve İlçeleri Haberleri
Ülkemiz Haberleri
Köylerimiz
Bülten

Kimler Sitede

Şuanda 22 misafir bağlı

Okuyucu Yorumları

Giresun Haber

Get the Flash Player to see this player.
Flash Image Rotator Module by Joomlashack.
Fevzicakmak
Yesilyurt
Hacihasan
Image 4 Title
Image 5 Title

HAYATTAN KAÇALIM...HAYATIN TA KENDİSİNE PDF Yazdır E-posta
Yazar Derya Tosun YILMAZ   
Cumartesi, 04 Aralık 2010
 HAYATTAN KAÇALIM...HAYATIN TA KENDİSİNE…!
 Bu yazıyı okumaya ayıracağınız zaman diliminde sizinle şehrin gürültüsünden ,yapaylığından uzak doğal bir hayale yolculuk edelim hep birlikte, ne dersiniz?
   Sıkıldım , yoruldum! Bu şehir,beton yığınları ,yapay güzellikler boğuyor beni artık…Işıl ışıl görünen caddelerine yabancıyım.Her gün önünden geçtiğim; yıldızlı bir gökyüzü kadar parlak duran ,içi tıklım tıklım kafeler ne kadar da itici!…Restoranlarda kibar olma yarışına tutulmuş insancıklar…Sokakta birbirini model alan,giyiminden saçına her şeyi birbirinin aynısı tipler…Sahte gülücükler,üç beş günlük gönül maceraları ne kadar da çoğalmış…Aman Allah’ım ben buraya ait hissetmiyorum kendimi! Sokaklarında gördüğüm bu samimiyetsizlik ve lüks bir hapishaneden farksız soğuk duvar evleri…Bu cafcaflı iticilik beni gün geçtikçe yalnızlığa itiyor..Sesler arasında kayboluyor sesim.Sessizliğimin sesine yolculuk ediyorum.Hayallerimde yaşatıyorum aslında ait olduğum hayatı ve yalnızlığımı paylaşıyorum yeşil düşlerimde…içinde sen olan bebek saflığı bir yaşam istiyorum...
Uzaklarda ki turna gel, sesime ses ver! Gel kaçalım buralardan. Kaçkar’a, Zigana’ya götür beni. Bir dağ köyünde, yeşile doymuş bir dağın zirvesinde ahşap kulübemiz olsun...İçinde bir biz, bir hasırımız olsun.Sabah ezanıyla uyanalım...Abdest alıp ferahlatalım yüzümüzü, ruhumuzu... Sonra günü selamlayalım, kuş kanadı gibi çırpan yüreğimizle... Ellerimiz, tırnaklarımız ot koksun. Seninle yağmur suları içelim, rüzgar soluyalım. Çiçekler, kuşlar bizi sevsin, bizi söylesin börtü böcek! Güneşin ışığını ilk bizim gözlerimize versin. El ele tutuşup dolaşalım yeşilin her tonunu... Avuçlarımız terlesin biz koksun. Sen misin ben, ben miyim sen bilemeyelim. Bostanımıza gidelim,emeğimizi toplayalım kendi ellerimizle …Toprak kokulu domatesimiz,salatalığımız,tereyağına doymuş sahanda yumurtamız olsun yemeğimiz. Mum ışığında yenilen yemekleri kıskandırsın doğallığımız.Ünlü cafelerde içilen kahveleri değil, isli demlikteki mis kokulu çayımızı yudumlayalım....Parfümü değil, tezeği koklayalım.. Saçlarımızı sabunla yıkayalım... Tırmanalım geçit vermez dağlardan. O dağlar ki erisin yüreklerimizdeki ateşin aşkına! O dağlar ki secde etsin bu sevda önünde…Kirli kelimelerden yoksun bir sevda yaşalım…Gözlerimiz konuşsun ,sözlerimiz eşlik etsin.İçi boş kelimeler yerle bir olsun !Dolu dolu bir sevda yaşayalım seninle…Karadeniz tanıklık etsin sevgimize.Deli Karadeniz bir daha coşsun…Dört mevsiminde süslensin sevdamız; bembeyaz kar da kıskansın, yemyeşil baharda,sapsarı sonbaharda…Baharı yolcularken mutlu,sonbaharda gazelleri izlerken mutlu, kışın çetin şartlarını atlatırken yine mutlu…Tek bir mevsim yaşansın yüreklerimizde…Zaman dursun bize işlesin…Uçurtma kanadına takalım gönlümüzü dilediğince uçsun Karadeniz semalarında…
Buz gibi pınarlardan su taşıyayım sana… Sen bir köşede odun kırarken, benim peştamalimde kozalak yığını…Yanında terliklerle dolaşayım …Senin ayaklarında kara lastiğin…Derelerden geçelim, bir koyunumuz olsun çifte kuzulu, onda kendimi bulayım. Şefkatine tanıklık edeyim… Ellerimle sağıp,bir tas sütünden çöremez yapayım sana…
Gözlerimiz konuşsun ay ışığında. Ben seni dinleyeyim,sen de beni. Dizine başımı koyup seni seyredeyim,sende beni seyret... Sende kaybolayım. Sende deryada kaybol! Türküler söyleyelim ,dağlarının bir o eteğine bir bu eteğine çarpsın sesimiz...Öyle bir yankılansın ki bizi bile hayrete düşürsün! Bize şahit tüm nesneler bayram etsin işte o an! Papatya topla bana. Seviyor sevmiyor yapalım çocuklar gibi...Temizleyelim her kötülükten ruhumuzu...
Zor mu sevdiğim bu saydıklarım? Lezzeti aradığımız yerde bulmak zor mu? İstediğimiz hayatı yaşamak zor mu? Bu hayallerim çığ oldu içimde sanki bir adım daha atsam yerinden kopacak altında kalacağım…Seninle hep bu saf hayatı hayal ettim.Ben buralara ait değilim gurbet kuşu yarim.Bu uğultu tırmalıyor beynimi.Bu kalabalıklar içinde sağlam ruhlar kalmadı artık. Herkes hasta sevdiğim,herkes kaçmak istiyor aslında!..
Gel biz temize çekelim kirli dünleri, yeniden başlar gibi her şeye ...Kaçalım bu hayattan ... Hayatın taaa kendisine...
Derya Tosun YILMAZ
 

Yorumlar  

 
# hsyn kumş 2010-12-04 13:04 ablacım yaa okurken yasıyo gibi insan ne güzel keşke yasayabilsek bunları yasayabilecek yar bulabilsek…bizlerle paylaştıgın için tşk. ALLAHIM TÜM SEVENLERE BU HAYATI İSTEYENLERE BU GÜNLERİ YASAMAYI NASİP ETSİN.. SİZEDE TABEEE ENİŞTE BEYLE …:) Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
# zeynep karagöz 2010-12-04 13:19 Çok güzel bir paylaşım sahiden…Yüreğini ze sağlık.Ne güzel dile getirmişsiniz,b enim gibi eminim birçok insanında yüreğinden geçenleri… Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
# mete60 2011-01-09 23:55 slm sizinle aynı fikirdeyim sayın derya tosun yılmaz memleket gibisi varmı suyu başka huyu başka kokusu güneşi insanları helede sabah ezannda ki kuşsesleri degilmi saygılar mete han Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
# derya yılmaz 2011-09-16 09:58 içten yorumlarınız için teşekkürederim… Sayın editör yazının bazı kısımları okunamayacak kadar küçük… bunu düzeltirseniz sevinirim Cevap | Alıntı | Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Sonraki >

KARAMUSTAFAOĞLU GRUP Şirketlerimizi incelemek için aşağıdaki resimleri tıklayınız.

Advertisement
Advertisement
Advertisement