eksilt

Özlü söz....

             Adam olan adam...Haketmediği payeyi almaz...Haketmeyene paye vermez...
Ana Sayfa arrow Yazarlar arrow Yazarlar arrow Ropörtaj arrow Op.Dr.Reşat BAHAT'tan Merak Ettikleriniz...

Abone Ol ! Gelişmeleri Bildirelim.






İçerik

Ana Sayfa
Alucra'nın Haritası
Alucra'nın Tarihi
Örnek Çocuklar
Fotoğraf Albümü
Ziyaretci Defteri
Ücretsiz İlanlar
Alucra Yemekleri
Şiirler
Kaybettiklerimiz.
Site Haritası
Günün Yazısı
Fıkralar
Alucra Sözleri,deyimleri
Alucra MYO Mezunları
Yazarlar
Alucra ve Köyleri Haberleri
Giresun ve İlçeleri Haberleri
Ülkemiz Haberleri
Köylerimiz
Bülten

Alucra Örgütleri

Alucra Derneği
Alsiyad
Alucra Vakfı
Galyod
Alucra Kent Meclisi
Köylerimize Ait Sayfalar

Üye giriş

Okuyucu Yorumları

Giresun Haber

Op.Dr.Reşat BAHAT'tan Merak Ettikleriniz... PDF Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Çarşamba, 17 Mart 2010

Op.Dr.Reşat BAHAT'tan Merak Ettikleriniz...

Bahat Grubu Türkiye’nin en büyük özel hastanesini Küçükçekmece’de kuruyor. Dr. Reşat Bahat, “Özel sağlık kuruluşlarında Türkiye’nin en büyüğü olacak” diye tanımladıkları yeni hastaneyi ve Bahat Grubu’nun öyküsünü Bahat Medikal’a anlattı.

Bahat Medikal dergisinin hazırlıklarının doludizgin gittiği günlerde çaldık İstanbul İkitelli’deki Batı Bahat Hospital’ın kapısını. Dr. Reşat Bahat,
 

Bahat hastanelerini kuran üç doktor kardeşten biri. Batı Bahat’ın hem yöneticisi hem de bir çalışanı.  Başarılı bir doktor ama bir yayın hazırlığının içinde olmak, onu yaptırdığı sayısız doğumdan daha fazla heyecanlandırmış görünüyor. Bir yeni dergi yapmanın da yeni bir doğum anlamına geldiğinin farkında.  “Bu dergi için çok heyecanlı olduğumu özellikle ifade etmek istiyorum” diyor ve sürdürüyor; “Biz hastaların bize gösterdiği teveccühten hiç şımarmadık. Ama tanıtım konusuna yeterince vakit ayırmamamız, bu konuyu önemsemiyormuş gibi bir tavır sergilememiz, negatif algılanmaya başlandı. Bu konuda ciddi uyarılar aldık. Ben inanıyorum ki, sevenlerimizin çok büyük keyifle okuyacakları ve büyük zevk duyacakları bir yayın olacak bu dergi. Eminim birçok alanda taklit edilen işletmelerimiz gibi, bu dergi de bizi takip eden arkadaşlarımız tarafından taklit edilecek ve bu da bizi çok sevindirecek. Onun için, burada olmanızdan çok büyük keyif aldım.”

Bahat Grubu’nun son zamanlardaki asıl heyecan kaynağı ise hazırlıklarına girdikleri yeni bir hastane. Dr. Reşat Bahat, “Özel sağlık kuruluşlarında Türkiye’nin en büyüğü olacak” diye tanımladıkları yeni hastaneyi ve Bahat Grubu’nun öyküsünü Bahat Medikal’a anlattı.


-Çok gerilere dayanmayan ama çok hızlı gelişen bir tarihiniz var. Sağlık işletmeciliği ne zaman ve nasıl başladı?

-1994’te üç kardeşin girişimiyle ve mütevazı bir klinikle başlayan sağlık işletmeciliği hayalimiz, çalışmamız, şansımız ve tanrının yardımıyla çok çok iyi bir noktalara geldi. Bugün sağlık ve inşaatta 1200 kişinin çalıştığı bir şirketler topluluğuyuz. Ve elbette bizim işimizde ve ticaretin hiçbir alanında durmak yok. Durmak geri kalmayı beraberinde getiriyor çünkü.

Son 4-5 yılı işletmelerimizi yenilemekle geçirdik. Türkiye’nin geçmişte yaşadığı ekonomik sıkıntılardan birazcık ürkmüştük. Şimdi, yeni bir atılıma başlamanın zamanı geldiğine inanıyoruz. Bunun için, havaalanına yakın, Küçükçekmece bölgesi Beşyol Florya kavşağında eski Ar-Yıldız fabrikasının bulunduğu alandaki 12 dönümlük bir arsayı satın aldık. Havaalanı ile arasında bina olmayan çok prestijli bir yer. İnşallah Türkiye’nin en büyük özel hastanesini, başladığımız 2007 yılından itibaren 2-2.5 yıl içinde tamamlayacağız. Bize inanlar, bizim kuruluşlarımızı hiç mahcup etmediler. Sevgileriyle, tercihleriyle hep önde tuttular. Onların yine önde tutacağına, tavsiye edeceklerine inandığımız; çok ileri teknoloji barındıran, çok daha modern, geniş bir alan içinde olan, ulaşımı çok kolay bir yerde, Küçükçekmece’nin ve İstanbul’un ihtiyacı olan çok büyük bir proje gerçekleştiriyoruz. Bugüne kadar yapılanların en büyüğü olacağı için maliyeti de, alanı da hepsinden daha büyük olacak. Ama asıl büyüklüğü yaptığı işlerle olacak.

Bizim grup olarak, açık kalp, onkoloji, fizik tedavi, diyaliz gibi hiç el atmadığımız sahalar var. Yeni gelen yüksek teknolojiler var. Özel hastaneler özellikle belli alanlarda çok iyiler. Ama biz istiyoruz ki, her alanda çok iddialı olan bir özel hastane olsun. Tabi bunun için de yeterli bir metrekareye ihtiyacımız var. Bunu o alanda gerçekleştirebileceğimize inanıyoruz.

-Yeni hastanenin kaç metrekare kullanım alanı olacak?

-50 bin metrekareyi geçeceğini düşünüyorum. Şu anda dört firmaya avam proje hazırlatılıyor. Bir karar vereceğiz ve bir tanesiyle el sıkışacağız.

-Yeni hastanenin mimari olarak ta da bir iddiası olacak mı?

-Kesinlikle olacak; Çünkü yeri çok şanslı bir bölgede. Günde üç milyon İstanbullunun önünden geçtiği bir ana arter üzerinde, Dünyanın en büyük havaalanlarından birinin hemen uçak iniş pistinin yanında. O sebeple bu, çok prestijli bir proje ve bir Türkiye projesi. Öte yandan, sağlık turizmi yapılacak en büyük sahalardan biri. Ülkemizin bu konuda dünya ile yarışabilecek nitelikte, genç ve yetişmiş bir sağlık kadrosu var. Türkiye bu konuda Avrupa’nın da önüne geçebilir. Hekimlikte, yardımcı sağlık personelinde gerçekten dünya ile yarışacak standartta ülkemiz. Teknoloji parkları devlet hastanelerin çoğunda bile çok ileridir. O sebeple inanıyorum, biz bu hizmetleri Avrupa’ya da satacağız. Onun için de bu binanın mimarisinin bizim kültürümüzden bir şeyler barındırmasının bizce de çok önemi var. Yani kesinlikle bir iddiası olacak, gören “evet yapmışlar” diyecek.

-Bu kadar büyük bir proje nasıl finanse edilecek?

-Mütevazi bir klinikken 100-120 yataklı projelere giriştiğimizde bize gülmüşlerdi. Şimdi gayet iyi hastanelerimiz var ve 350 yatak hayal ediyoruz. Bu 2-2.5 katı bir büyümedir. Başarırız. Borç yiğidin kamçısıdır. Zaten, Epey bir zamandır borçlanmadık.

-İlk kliniği ne zaman kurmuştunuz?

-1994 yılında Sultançiftliği’nde kurmuştuk. Tabii 1989 yılından bu yana mesleğimi Küçükçekmece’de icra ediyorum. İstanbul’daki sağlık çalışanı geçmişi en fazla olan Bahat benim. 17 yıl oldu. Kendinize inanıyorsanız, güveniyorsanız, hizmet verdiğiniz insanlara güveniyorsanız bir yer seçeceksiniz ve sebat edeceksiniz. Sağlam duruşumuzun sebeplerinden bir tanesi, varımızı yoğumuzu kazandığımız bu ilçelere yatırmamızdan. Biz o ilçelerde de ikamet ediyoruz aynı zamanda. Hastalarımızla hemşeriyiz.  Çok sevildik ve çok tutulduk. Başladığımız yeri düşünürseniz, hemşerilerimiz bizi göklere yükselttiler, İnşallah daha da yükseltecekler.

-Hastanelerinizin kapasitesi ne?

-Sultan çiftliğindeki 100 yataklı bir hastane. İkitelli’deki Batı Bahat 105 yataklı bir hastane. Halk Hastanesi en küçüğü ve en genci; Beşyüzevler’de, Karadeniz mahallesi girişinde. Fakat o bölgedeki tramvay çalışması bizi çok ciddi sıkıntıya düşürdü. Bir de Kanarya’da küçük bir kliniğimiz var, benim de ilk göz ağrım.

-Bu kadar kısa zamanda büyümeniz, hastaların sizi tercih ettiğini gösteriyor. Bunu nasıl sağlıyorsunuz?

-Bizim enteresan projelerimiz de var. Bizim insanlarımız çok uzak bölgelerden de geliyorlar. Oralardan kurumumuza direkt ulaşım imkânları yok. Hastanelerimiz de ana arterler üzerinde değildir. Ulaşmak için çok çile çekiyorlardı. Marketler bunu yapabiliyorsa biz de yaparız dedik ve hastalar için servis koyduk. Önce yanlış anlaşıldı. Ama bugün bu sayede insanların çok duasını alıyoruz. 4 tane servisimiz hem personelimizi taşıyor, hem de her yarım saatte bir direk ulaşımı olmayan bölgelere hasta taşıyor. Bazen yakınımızdaki hastanelere de hasta taşıyoruz. Bunun bir ekonomik getirisi yok ama insanları çok dikkate aldığımızı gösteriyor. Almayı değil vermeyi de sevdiğimizi gösteren bir hareket. Yoksa, insanlar yine minibüslere binip bize geliyordu.  Böyle küçük ama önemli farklarımız var bizim.

Hemen hemen açık kalp ve onkoloji dışında her şeyi yapıyoruz. Özel hastaneler aslında birbirlerine çok benziyorlar, hepsi iddialı. Fark işletme prensiplerinden ve insanlara verdiğiniz değerden doğuyor. Sağlık işi, birçok bileşeni olan bir hizmet; İçinde bilgi var, teknoloji var, hizmet var, restorancılık var. Yani sağlığın içinde olmayan bir şey yok. Üstelik, memnuniyetin en zor sağlandığı bir alan. Çünkü insanlar burnundan soluyorken geliyorlar buraya. Geldiklerinde acizler ve kırılmaya çok açıklar. Yanlış anlamaya, kavgaya çok açıklar. Eğer siz onu tırmandıracak herhangi bir davranışta bulunursanız, işiniz zor. Bu arada soyulmaya da çok açıklar, öyle bir zaafları da var. Ama ürünü bir kez alıp eve gittikten sonra aldığı ürünün maliyetini ve kalitesini tartıyor. Eğer bir hastayı sadece hasta kimliğiyle görürseniz orada sıkıntı yaşarsınız. Onun başka kimlikleri de vardır; bazı konularda müşterinizdir de ama hasta kimliğini gölgelemeden. Bütün yönlerine hitap etmeniz lazım. Bir yakını hasta olduğunda tekrar sizi tercih etmesini istiyorsanız ona göre de aklında kalmanızı sağlayacak biçimde davranmalısınız. Bizde her alanda hizmet alabiliyorlar. Zaten personel sayımızda bunun işareti.

-Hem yetişmiş insan emeği hem de sermaye isteyen bir iş yapıyorsunuz. İkisinin de kıt olduğu bir ülkede sıkıntı yaşamıyor musunuz?

-Bir hastaneyi işletmek, kurmaktan, satın almaktan daha zor. Biz yeni hastane açarken sadece mali yapımıza güvenerek yola çıkmadık. Mali yapısı bizden çok güçlü şirketler var ve bu konuda bizden ileriler. Bizim asıl güvendiğimiz şey, 12 yıldır profesyonel sağlık hizmeti vermemiz. Gerçekten çok büyük tecrübeler edindik. Poliklinikçilikten yataklı tedavi kurumuna, hastane çalışanı olmaktan hastane patronluğuna kadar, yönetim kurulu başkanlığından hastane idareciliğine kadar birçok alanda fiilen çalıştık. Grubumuzda aktif olarak çalışan ve bize ortak olan 14 tane arkadaşımız var ki bu çok büyük bir güç. Bizim asıl özelliklerimizden bir tanesi şu; Bize ortak olmanın tek şartı kurumumuzda hekim olarak da çalışmaktır. Bir, çok iyiler bize ortak olabilir; iki, bu yetmez o kurumda mutlaka çalışmanız gerekir. Yani bu hastane grubu hem sermayedar hem sağlık çalışanı olanların grubudur. Bunun çok büyük bir avantajı var. Bu hastanenin karına ihtiyacı olmayan, hekimlik hak edişleri zaten rahat bir hayat yaşamasına yeten insanların kazandıkları her akçeyi, üstelik borçlanarak tekrar sağlığa yatırmasına sebep oluyor. Biz bu sebeple hiç sermaye sıkıntısı çekmiyoruz. Öz sermayemiz yeniden yeniden yatırıma dönüşüyor. Ve karın olduğu yerde hiç kavga olmaz. Zaten çok iyi anlaştığımız insanlara ortaklık teklif ediyoruz. Bu, bir kardeşlik duygusunu da beraberinde getiriyor. Bahat bir soyadı ama artık bir soyadından çok bir marka, bizi aşan bir şey. Bu şirkette Bahat olmayanların sayısı Bahat olanların kat kat üstünde. Biz bir marka yarattık, bunda herkesin emeği var. Büyük ağabeyim Hamza Bahat, “Ben eşitler arasında birinciyim” der. Bizim grubumuzda herkes eşitler içinde birinci. Burada “ben yaptım” yok; Hiç kimse tek başına bunu başaramazdı. Bu işin yüzlerce kahramanı var.

Bize ortak olmayan elemanlarımızın da bu kuruluşa katkıları çok büyüktür. Biz işletmelerimizin kalitesini sağlık çalışanlarımızın çalışma sürelerinin uzunluğu ile ölçeriz. Bizdeki personel 10 yıldır, 12 yıldır çalışıyorsa biz büyük işletemeyiz. Bu tür işletmelerde insan eğitmenin maliyeti çok yüksektir. En büyük hatalar insan eğitirken yapılıyor ve kimse hata yapmadan eğitilemiyor. Tecrübeler bire bir bütünüyle aktarılabilseydi o zaman kusur diye bir şey olmazdı ama yenilik diye de bir şey olmazdı. İnsanlar yenilikleri denerken kusurlar da işliyor. Ne kadar uzun süredir çalışıyorsa o kadar kurumsallaşırsınız. Herkes ne yapacağını bilir.

—İnşaatta ne durumdasınız?

-İstanbul’da bir sektör moda oluyor, herkes o işi yapıyor. Şimdi de parlayan sektör inşaat. Ama bizim inşaat firmamız eskidir. Giresun’da çok önemli işlere imza attı. Bahçeşehir’de 200 konutluk bir arsamız var. Çok yakında Bahat İnşaat orada çok mütevazı olmayan bir işe girişecek.

2007 yılının sonlarında sanıyorum bir holdingleşmeye gireceğiz. Bir üst yönetimimizin olması lazım, 2010 yılında halka açılmamız lazım. Bunun altyapısını hazırlıyoruz. Şu anda holding olabilecek bir yapıdayız ama büyük rakamlarla ortaya çıkmanız lazım. Şahsınız mütevazı olabilir ama şartlarınızın mütevazı olmaması lazım.

Yukarıdaki yazı "BAHAT SAĞLIK" dergisinden alınmıştır.

 

Yorumlar  

 
# sinan 2010-06-29 22:23 REŞAT BEY SEVDİĞİMİZ BİR İNSAN… BİR HASTAHANEDE GİRESUN A KURSUN… Cevap | Alıntı | Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

< Önceki   Sonraki >

KARAMUSTAFAOĞLU GRUP Şirketlerimizi incelemek için aşağıdaki resimleri tıklayınız.

Advertisement
Advertisement
Advertisement