| Nisan; 2010 yerelde ve gurbette Giresunlu'nun hayatını değiştirecek ay olacak |
|
|
|
| Yazar Administrator | |
| Salı, 09 Mart 2010 | |
Nisan; 2010 yerelde ve gurbette Giresunlu'nun hayatını değiştirecek ay olacak ![]() Giresun Türkiye’ ye hep verip hiçbir şey istemeyen bir ilimiz. Hemşehrilerimiz bugüne kadar hak ettiği hiçbir şeyi istememişler. İstiklal Savaşımıza bakalım. Bu savaşta Antep, Urfa, Maraş işgalcileri illerinden söküp attıkları için analarının ak sütü gibi hak ettikleri Gazi, Şanlı, Kahraman unvanlarını TBMM ‘sinden istemişler ve almışlardır. Giresunlu'lar işgalciyi Giresun’dan da değil söküp atmak, Harşıt çayından Giresun tarafına geçirmemişler. Düşman çizmesine Giresun’u çiğnetmemişlerdir. Yetmemiş Türkiye’de başka bir örneği yok. Gönüllü alaylarıyla her yere yetişmişler. Rum Potus Ermeni Hınçak çeteleri Balkan faciasının tekrarını Karadeniz’de uygulamaya sokup Müslüman Türk köylerini basıp katliamlar yapıp halkı göçe zorlarken yine bunları Osman Ağa’nın kumandasındaki Giresun Uşakları durdurmuş. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk en kötü günlerde canını ve başkentini Giresun Uşaklarına emanet etmiş. Sakarya’da yarılan cepheyi canlarını vererek onlar tutuyor, Afyon’da Büyük Taarruzda yine en önde onlar var. Bu destan kahramanlıkları Devleti yönetenlerde bu insanlar sadece verir istemezler, onlar istemeden biz verelim dememişler. Devlet kurulurken başkent Ankara Giresun Uşağından soruluyordu. Bu güne geldiğimizde suyun kaynağı Ankara’da bir Giresunlu'ya ait bir otel bile yok. Ankara’nın siyasetinde, bürokrasisinde Giresunlu'ları Ege’de, Akdeniz’de onbinlerce turizm tesisinden Giresunlu'lara ait olanların sayısı iki elin parmaklarını geçmez. İstanbul'da yaşayan her onbeş kişiden biri Giresunlu, ancak Giresunlu İstanbul’un siyasetinde, ticaretinde, sanayinde, zenginliğinde nüfusuna göre pay sahibi değil. Giresun gelişen, büyüyen Trabzon ile Ordu’nun arasında her gün biraz daha küçülüyor, her gün biraz daha köyleşiyor. Fındığın başkentiyim diyor, fındığına sahip çıkamıyor, mitingini bile yapamıyor. Dünyanın en kaliteli fındığını üretiyor, ticaretini yapamıyor, ihracatını yapamıyor, çikolata fabrikasını kuramıyor. Giresun küçülmeye böyle devam ederse bir gün Giresun'da mola veren otobüsten inen bir yolcu Giresun'u cebine koyup ya Trabzon'a veya Ordu'ya götürecek. Giresun ve Giresunlu kaderini değiştirecekse, merdivenleri yukarı çıkacaksa, Türkiye’de refahtan pay alacaksa önce merdivenin birinci basamağını çıkacak. Giresunlu'nun birinci basamağı destan kahramanı dedelerinin destan kahramanı kumandanı Osman Ağa'ya sahip çıkmaktır. Giresunlu Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu büyük Atatürk’ün Türk Milletinin, Türk Devletinin ve kendisinin vefasını göstererek anıt mezarla taçlandırdığı Osman Ağa’sına kendisininde vefasını göstererek merdivenin birinci basamağını çıkarak, yukarı çıkmaya başlamalı. Birinci basamağı çıkamayan Giresunlu insanınıda, fındığınada sahip çıkamayacaktır. Onun için 2 Nisan 2010 Osman Ağa’nın ölüm yıldönümü Giresunlu için ya büyümek veya küçülmek için milat olacak. 2 Nisan ya onbinlerce Giresunlu köylerinden, beldelerinden, ilçelerinden, mahallelerinden Osman Ağa’ya koşup merdivenin ilk basamağını çıkıp büyümenin ilk adımını atacaklar. Veya her yıl olduğu gibi 50-100 kişiyle Osman Ağa’yı anmaya gelip daha da küçülüp köyleşmeye doğru koşar adım gidecekler. Gurbetteki Giresunlu'lar içinde bu sene Nisan ayı dönüm noktası olacak. Gurbetteki Giresunlu'ları Bu yıl Feshane’yi düzenleyenler İstanbul'da yaşayan 1 milyon Giresunlu'nun sorumluluğunu taşıyorlar. Feshane Günlerine hazırlanırken en büyüğünden, en küçüğüne kadar Giresunlu'ya hizmet için varım diyen bütün dernek yöneticileri bir araya gelmeli herkes Feshane Günlerine katkı koymalı. Feshane’nin düzenlenmesinde Giresun milletvekilleriyle, gurbetteki Giresunlu milletvekilleriyle, belediye başkanlarıyla her siyasi partide İstanbul'da politika yapan Giresunluyla bir araya gelip görüşülmeli, genel seçimler öncesinde İstanbul’daki Giresunlu'nun gücü bütün siyasi partilerinin genel başkanlarına, genel merkezlerine gösterilmeli, ayırım yapılmadan hepsi davet edilmeli, her siyasi partiden Giresunlunun yoğun yaşadığı seçim bölgelerinde seçilecek yerlerde listelerde yer istenmeli. Feshane’den çıkan görüntü bütün siyasi partilere gücünü gösterme şeklinde değilde bir siyasi partiye Giresun camiası sizin arka bahçenizdir havası çıkarsa Feshane’yi düzenlemede sorumluluk sahibi hemşehrilerimiz şunu iyi bilmelidir ki yıllarca emek verilerek bir araya getirilenler bir günde dağılabilirler. Genel seçimlerden önce hep beraber şahit oluruz ki İstanbul’da her siyasi görüşteki Giresunlu'ları Rahmetli Hayrettin Erkmen’i de mezardan çıkarıp tekrar bölünen Giresunlu'ları bir araya getir diyemeyeceğimize göre İstanbul’daki Giresunlu'ları Sana ne oluyor derseniz 25 yıl önce üç yıl üst üste işimi gücümü bırakıp, bu koca şehrin yollarında, Giresunluları Başlangıç döneminde her yılımın üç ayını İstanbul'da geçirdim. Giresunlu'ları İstanbul’da yaşayan bütün hemşehrilerimi, dernek yöneticilerini, halk önderlerini, Feshane'den önce sorumluluğa davet ediyorum. Çünkü görünen köy ya birlik ya parti parti bölünme olacak. Av.Murat TOKER Bursa Giresunlular Derneği Yönetim Kurulu Başkanı |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

Alucra'nın Tarihi 


.jpg)

