|
Get the Flash Player to see this player.
|
| YATIK MUSLUK MAHALLESİ |
|
|
|
| Yazar Derya Tosun YILMAZ | |
| Pazar, 31 Ocak 2010 | |
|
YATIK MUSLUK MAHALLESİ
Ankara'da yaşayan herkesin yolu düşmüşmüdür? Bilinmez ama ismini en azından bir kez olsun duymuşuzdur.Gülveren mahallesi diye de bilinen ,yanı başımızda duran,koca kentin hayalleri çalınmış,umutları tükenmiş,dünyaları küçük ama yüreği büyük insanlarının mahallesi orası...İçiçe geçmiş,minik şatoları,hayatları ve kaderleri kadar birbirine o kadar benziyor ki...her sokakta bir hüzün,çalınmış hayaller,çaresiz bakışlı kara gözlü çocuklar görmek mümkün...Çamurlu sokaklarında bilye oynayan masumlar, gökyüzünde süzülen uçurtmalara hayallerini yüklemiş minik yürekler...
Kız çocukarının ip atladıkları,evcilik oynadıkları,delikanlı abilerinin caka sattıkları belki gösterişsiz ama doğal ama hayatın ta kendisi kokan sokaklar...
Küçücük evlerde,aynı odalarda başlayan ve sonlanan hayat...Komşuluk ruhu herşeye rağmen dimdik ayakta hala...Bir lokma kazansa da paylaşmasını bilen yürekler var orda...
Bu güzel mahallenin adı güzel şeylerle anılmıyor malesef...Kimseler altında yatan sosyolojik,psikolojik boyutunu irdeleme gereksinimini duymadan kolayca yaftalıyor...Tinercilerin,gaspçıların,uyuşturucu vb. maddelerin mekanı diye anılıyor... Uzaktan bakınca ne görebilir ki insan ? Ne kadar tarafsız olabilir? Sormaz mıyız ki oradaki çocuklara imkanlar verildi ama onlar mı ellerinin tersiyle itip de illegal işlerin adamı oluverdiler...Oran sitesinin gökdeleni andıran evlerinden,parıltılı ışıklarından,tepeden bakmakla ne kadar anlaşılabilir ,orada ki hayat ve zorlukları?Çankaya'da bowling salonlarında,basket sahalarında zaman tüketen gençler varken,orada sokak maçları yapılıyor,kahvehaneler doluyor...Sizin evlerinizde mozart çalınıyor belki...Onların evlerinden hüznün ,isyanın sesi yükseliyor, hayatları gibi arabesk müzikleri de...
Onların sokaklarında darbuka sesleri yükseliyor.Oysa onlar istemezler miydi gitar dersi almak,piyano çalmak, bale yapmak?
Resim kursuna gidebilseydi Ayşe,sokaklarda duvarlara çizdiği çizgilerini kağıda döker ,belki adını tarihe yazdıran bir ressam oluverirdi. Ahmet ünlü bir araştırmacı,gazeteci,Elif bir bir öğretmen,Mehmet bir pilot....
İmkanlar mı sunuldu onlara? Ne itti onları yaftaladığımız suçlara,sorduk mu hiç? Elinde boya sandığıyla kaç sıfır yenik başladı hayata Kadir?
Kadir ne diyor kulak verin sesine:
Ben ayakkabı boyacısıyım..Yaşıtlarım okul sıralarını doldururken,her imkanları olup da hala fazlasını isterken,ben hasta babamın yükünü yüklendim omuzlarıma...Ben yatık musluk mahallesinin tüm çocuklarıyım!....Tercihlerim sorulmadı bana...Yüreğime soru soran,beklentilerimi,hayallerimi merak eden hiç olmadı...Pencersiz kaldım,uçurtmam tellere takıldı...
Ellerinin karası gibi olmuş hayatı, yarınlarından habersiz kazandığı günü kurtaran...
Acaba koca kentin,koca yürekli insan topluluğu kaderine terkedilirken soruldu mu kayıp hayalleri???
Onlar için yaptığımız en iyi şey,dışlamak,yadırgamak,kaçmak... Uzaktan bile olsa dönüp baktık mı az ötemizde duran çaresiz gözlere?
Nereden geldi değil mi aklıma Yatık Musluk mahallesi? Bu mahalle gibi ortak kaderi paylaşan bütün mahalleri yazdım aslında bu yazıda.
Bana özellikle bu mahalleyi yazdıran bir can, bir dost ,bir kalender yürek, bir mert delikanlıdır.O mahallede bir sürü çiçek var kimbilir ama bana birisini tanımak kısmet oldu.
Aslında onun kendisini yazmam başlı başına bir konu olurdu ...İyi ki onu tanımışım...Zaman zaman sohbet ederiz hayata dair onunla...
Onu tanımak başka bir dünyanın penceresini aralamak oldu benim için...
Adil,merhametli,sevecen, adam gibi adam...Adının değerini bilen,kutsallığına layık birisi O!
Dostunun sonuna kadar dostu! Kanayan yaraları seve seve saran,imkanları doğrultusunda herkesin imdadına koşan birisi O! Baba o ,babacan...Taha'sı var en büyük servetim dediği evladı...Hayata bağlılığı,duruşu, çizdiği yolla mahallesinin kaderini kendi kaderi yapmamış birisi O...
Mahallesinin üzerindeki uğultulu rüzgara kapılmamış, kara bulutların altında hapsolmamış O... Beni yüreğine misafir eden ,o güzel insana ve onun nezdinde tüm mahallesine kucak dolusu sevgilerimi gönderiyorum...
Ve diyorum ki;her köşe başında görmeye alıştığımız sepet dolusu çiçekler gibi olsun hayatınız... Ve size hor bakan her göze bir çiçek uzatın... Size nefret ekene siz sevgi biçtirin...
Derya TOSUN YILMAZ |
| Sonraki > |
|---|
| Derslik YazılarKalem ile Silgi çatışmasıdır bu 28/02/2010 | Administrator ‘Kalem’ ile ‘Silgi’ çatışmasıdır bu | Derslik YazılarBAŞBAKAN A AÇIK MEKTUP 09/02/2010 | Administrator BAŞBAKAN'A AÇIK MEKTUP |
| Daha fazla içerik..... | |



Ankara'da yaşayan herkesin yolu düşmüşmüdür? Bilinmez ama ismini en azından bir kez olsun duymuşuzdur.Gülveren mahallesi diye de bilinen ,yanı başımızda duran,koca kentin hayalleri çalınmış,umutları tükenmiş,dünyaları küçük ama yüreği büyük insanlarının mahallesi orası...
Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.