eksilt

Özlü söz....

             Adam olan adam...Haketmediği payeyi almaz...Haketmeyene paye vermez...

Abone Ol ! Gelişmeleri Bildirelim.






İçerik

Ana Sayfa
Alucra'nın Haritası
Alucra'nın Tarihi
Örnek Çocuklar
Fotoğraf Albümü
Ziyaretci Defteri
Ücretsiz İlanlar
Alucra Yemekleri
Şiirler
Kaybettiklerimiz.
Site Haritası
Günün Yazısı
Fıkralar
Alucra Sözleri,deyimleri
Alucra MYO Mezunları
Yazarlar
Alucra ve Köyleri Haberleri
Giresun ve İlçeleri Haberleri
Ülkemiz Haberleri
Köylerimiz
Bülten

Alucra Örgütleri

Alucra Derneği
Alsiyad
Alucra Vakfı
Galyod
Alucra Kent Meclisi
Köylerimize Ait Sayfalar

Üye giriş

Okuyucu Yorumları

Giresun Haber

YAPAY DEVLET YUNANİSTAN-1- PDF Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Pazar, 04 Ocak 2009
YAPAY DEVLET YUNANİSTAN
 - << Küçük sömürgeci >> nin << Büyük hayali! >> -
 
 
    (Ezilmiş, asimile edilmiş Balkan Milletleri ve
                 Batı Trakya’nın Müslüman Türkleri’ne sesleniş : 1)
 
                                         Birlik ve Kardeşlik
       Esir Kırım Türk’lerinin büyük fikir ve dava adamı Gaspıralı İsmail Bey, 20.ciyüzyılın başında Türk / İslam Dünyasına seslenerek;‘‘DİLDE (dinde de),yapalım demişti. FİKİRDE, İŞTE BİRLİK’’
      Biz (Türk ve Müslümanlar) ise tam tersini yaptık, parçalandık ve bölündük. Ayrıca Osmanlı İmparatorluğunu yıkanlarda bizleri daha fazla parçalayıp, aramızdaki bağları kopardılar.
      Ezilen, sömürülen ve soykırıma tabi tutulanlar (Batı Trakya Müslüman Türkleri, Epir Arnavutları, Makedonya Türk ve Arnavutları, Bosna Hersek, Kosova, Sancak Boşnak, Türk ve Arnavutları, Kıbrıs Türkleri, Kırım Türkleri, Kafkas Türk ve Müslüman Kavimleri, Çeçen Türk ve Müslümanları, Filistin, Keşmir, Doğu Türkistan, Eritre, Karabağ (Azeri) ve Rusya Federasyonundaki diğer Türk toplulukları ve Bulgaristan Türkleri vb.) bizden değil mi?
      Bugün 21.ci yüzyılın başındayız, yüzyıl önce seslenen Gaspıralı İsmail Bey’in sözlerini kulak arkasına attığımız gibi, Allah(cc)’ın uyarısına da kulak vermemişiz. Bakınız yüce yaratıcı ne buyuruyor:
      ‘‘Dinlerini parça parça edip gruplara ayıranlar var ya, senin onlarla hiç bir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra Allah onlara yaptıklarını bildirecektir.’’ En’am (6 / 159)  
      Bizler (yani Müslümanlar ve Türkler) artık geçmişten ders alıp, geleceğe bakmalıyız. Planlar ve projeler üretip yeniden işte ve fikirde birlik olmalıyız. Aramızdaki sınırlar istersek aşılmaz değildir. Tanışmalıyız, sevmeliyiz, yardımlaşmalıyız, birbirimizi anlamalıyız, anlatmalıyız ve anlaşmalıyız. Kültür, din ve dil bağlarımızı kurmalıyız. Ticarette, sanatta, siyasette birbirimizi tercih etmeliyiz. Büyük Yunus’umuzun dediği gibi ;‘‘ Ben gelmedim dava için, Benim işim sevi için, Gelin tanışık olalım, İşin kolayını bulalım, Sevelim, sevilelim, dünya kimseye kalmaz. ’’
      Evet dünya kimseye kalmaz , diye söyleyip geçmeyelim. Her işin bir hesabı olduğunu ve bize sorulacağını unutmayalım. Ve hesap hemen bu dünyada başlar, ahirette de kesin görülür. Allah(cc)’ın işleri hep kanun iledir (sünnetullah) ve kesin uygulanır. İşte açık bir uyarı :
      ‘‘...Bir toplum kendilerindeki özellikleri değiştirinceye kadar Allah, onlarda bulunanı değiştirmez. Allah bir topluma kötülük diledi mi, artık onun için geri çevrilme diye bir şey yoktur. Onların Allah’tan başka yardımcıları da yoktur. ’’ Ra’d ( 13 / 11 )
      İslam medeniyetine mensup bir müslüman iki dünyalıdır. Bu dünyada gerçek müslüman insanlığa örnek olmak üzere Kur’an-ı Kerim’de Allah(cc) tarafından verilen emaneti (görevi) kabul etmiştir. (Bakara : 2 / 30, 31, 32, 33, 34) ve böylece yeryüzünde ‘Halifelik’’ ile şereflendirilmiştir. Müslüman insan ; dünyanın en medeni, en akıllı, en yüksek ahlaklı, en çağdaş, bilgi düzeyi en yüksek, en mert, teknoloji ve bilime en çok değer veren, en adil, en demokrat, insan haklarına en saygılı, kadını değerini ve yerini en iyi bilen, inançlara en saygılı ve nihayet en çalışkan insan demektir ve öyle olmalıdır.
      Müslüman insan için örnek Hz.Muhammed (sav) peygamber efendimiz olup; bakınız Allah (cc) nasıl tarif buyuruyor ;
      ‘‘Ve sen elbette yüce bir ahlak üzeresin.’’ Kalem ( 68/ 4 )  
      ‘‘Andolsun ki, Resulullah, sizin için güzel bir örnektir...’’ Ahzap (33/21)
      Öyle bir dine mensubuzki ; akla, ilme, ahlaka, çalışmaya ve insanoğlunun tüm ihtiyaçlarına hem kitap ve hemde uygulayıcı örnek peygamber / önder gönderen Allah (cc) ın son ve hak dini.
      İçimizden bir kısım saf ve zayıf kardeşlerimiz ; Kumanların, Peçeneklerin, Uzların (Oğuzlar) ve Anadolu’dan akıncı olarak gelen Yörüklerin torunları olduklarını göremiyorlar. Konuştukları karışık yöresel dilin ve onları siyasal çıkarlar için kullananların baskısıyla, Müslüman olduklarını unutup, davalarına ihanet ediyorlar. Kendilerini lider / önder zannedip, Avrupa kapılarında Müslüman Batı Trakya Türk’ünü arkadan hançerliyorlar.
      Allah(cc) kendi içlerinde parçalanıp, şımaran, ihanet ve kötülükler işleyenlere ne buyuruyor ;
      ‘‘Bir ülkeyi helak etmek istediğimizde, o ülkenin zenginlik sebebi ile şımarmış elebaşlarına (iylikleri ve doğruyu) emrederiz ; buna rağmen onlar orada kötülük işlerlerler.
      Böylece o ülke helaka müstehak olur ; bizde orayı darmadağın ederiz.’’ İsra ( 17 / 16 )           
      Demek ki Allah(cc) sebepsiz yere kendi yarattıklarına zulüm etmezmiş. İnsan iyilik, doğruluk ve güzellik yaparsa mükafat (ödül) ; kötülük, yanlışlık ve çirkinlik yaparsa ceza (kötü karşılık) alıyormuş !
      İşte Allah(cc) ın kitabından açıklaması ;
      ‘‘Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu görür.’’ Zilzal ( 99 / 7, 8 )
      Yazımızın başlığı “Ezilmiş, Asimile Edilmiş Balkan Milletleri ve Batı Trakya’nın Müslüman Türkleri’ne; Sesleniş : 1” olarak özenle seçilmiştir. Bendeniz Anadolu’lu bir Türk ve Müslümanım. Çok değerli, Batı Trakya’nın ( İskeçe ) seçilmiş müftüsü M. Emin Aga’yı ve derginin sahibi “Tek kişilik ordu / Süleyman Sefer Cihan” ı tanıyıp sevdim. Dava adamı olduklarını gördüm. Nerede bir Müslüman ve Türk varsa kardeş bilip gönlümü onlara bağladım.
      Parçayı bütünün içinde görmek aklın, ilmin, mantık ve felsefenin İslam oluşudur. Batı bütünü kaybetti, batacak. Biz yeniden bütünü, parçalarıyla uğraşmaktan vazgeçerek, bulmak üzereyiz. Üstümüze yığılıp bizi tökezleten tozu, toprağı üzerimizden atmak günü geldi. Yanlış anlamanın, anlatamamanın ve anlaşamamanın cezasını çok ağır ödedik.
      Artık bizden aldıkları değerlerimizi bize, bizi yok etmek için satanlara aldanmayacağız. Pozitivizmi, Rasyonalizmi, Sosyalizmi, Kapitalizmi ve hatta Liberalizmi Allah(cc)’ lı yaparak kurtulacağız. Bütünü kavrayacağız, İslamı doğru anlayıp hayata geçireceğiz. Yeniden Kindi, Farabi, İbn Sina, Gazzali, İbn Rüşd’ler yetişecek. Yeniden ilim şehirlerinin kapılarına asılan kilitleri açacağız. O kilitlerin anahtarları bizde idi, Haçlı Seferleri, Moğol istilası ve sömürgecilik elimizden almıştı, geri alıyoruz, alacağız.
      Anahtar bizim elimize geçince ; ezilen milletler ezilmeyecek, hiçbir insan dini, ırkı, coğrafyası, kültürü, rengi, dili ve malı yüzünden zarar görmeyecek. Çünkü biz daha önce bu barışı başarmıştık.
      Müslüman Türk milleti ve diğer kardeşlerimiz hep birlikte saf tutup başaracağız. Noksanlarımızı tamamlayıp ; Halkımızla, Ordumuzla, Aydınımızla, Yöneticimizle, Sanayicimizle, İşçimizle, Gençliğimizle omuz omuza vereceğiz.
      İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy ne güzel söylemiş ;
      “Girmeden ayrılık bir millete düşman giremez !
       Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez !”’
      Ayrılıkçı olmamalıyız, birleştirici ve bütünleştirici olmalıyız. Dünyada sınırlar kalkarak; şehir Ticaret Devletleri kuruluyor. Herşey madde, çıkar ve üstünlük için seferber ediliyor. Güçlü olanın haklı, güçsüz olanın haksız sayıldığı yeni dünya düzenine (!) karşı dilde, dinde, fikirde ve işte birlik olmalıyız.
      İslam ırk ayrımını reddeder. Üstünlük ancak takva iledir. Takva ise yaratılanın yaratana karşı sorumluluk bilinci taşımasıdır. İyiliği emredip, kötülüğü men etmektir takvanın öbür adı. Eğer Balkan Türk ve Müslümanları olarak ; Anadolu, Kafkasya, Orta Asya, İran, Pakistan, Kıbrıs, Malezya, Endenozya, Hind ve Arap Alemi ile kardeş olduğumuzu hatırlar isek ; ve Türkiye’den başlayarak onlarla ‘‘DİLDE (Dinde de), FİKİRDE, İŞTE BİRLİK ’’ yaparsak , Mehmet Akif merhumun dediği gibi ; 
      “Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk’ın,
       Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.”
       Balkan Müslümanları ve Batı Trakya’nın Müslüman Türklerine selam olsun...
 
                                                                İhsan TEKOĞLU
                                                                                                                       (Araştırmacı – Yazar)
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

< Önceki   Sonraki >

KARAMUSTAFAOĞLU GRUP Şirketlerimizi incelemek için aşağıdaki resimleri tıklayınız.

Advertisement
Advertisement
Advertisement