|
Get the Flash Player to see this player.
|
| Yetim Kalan Çocuk Atatürk |
|
|
|
| Yazar Administrator | |
| Pazar, 04 Ocak 2009 | |
|
Yetim Kalan Çocuk : ' Atatürk '
(Şeyma Yazıları : 5)
Evet, arkadaşlar ! Atatürk için yazılmış kitaplar okudum. Okulda öğretmenlerimizden, evde baba ve dedemden bilgiler aldım. Şimdi beni iyi dinleyin ! Size bilgiler anlatacağım, bu bilgileri yazı olarak yazacağım. Bir çok arkadaşımız okuyacak. Bilgisayarımda çalışırken, bilmediklerimi amcama soruyorum, ondan da çok şey öğreniyorum.
Beni en çok üzen de “Atatürk”ün, “Peygamber Efendimiz” gibi küçük yaşta “yetim kalması” olmuştur.
Atatürk 1881 yılında Selanik’te doğmuştur. Annesi “Zübeyde Hanım”, babası “Ali Rıza Efendi”dir. Önce “Hafız Mehmet Efendi”nin mahalle mektebinde okumuş, daha çok dini bilgiler öğrenmiş. Sonra “Şemsi Efendi” okulunda çağdaş bilgiler öğrenmiş. Babası ölünce 7 yaşındaki “Küçük Mustafa” bir süre dayısı “Hüseyin Efendi”nin çiftliğinde yaşamış. Çiftlikte boş durmamış, tohumları yiyen kargaları kovalamış. Küçük yaşta çiftlik işlerini de öğrenmiş.
Okul hayatına yeniden başlamış. Önce Selanik “Mülkiye Rüştiyesi”, sonra “Askeri Rüştiye” de okumuş. Bu okuldaki öğretmeni “Yüzbaşı Mustafa Efendi” öğrencisi Mustafa’yı zeki ve çalışkan olduğu için çok sevmiş. Ona : “Senin ismin de Mustafa, benim ismim de Mustafa. Sınıfta çok Mustafa var. Sen çok olgun bir gençsin. Senin ismin “Mustafa Kemal” olsun” demiş. Yetim çocuk küçük Mustafa’nın ismi o günden sonra “Mustafa Kemal” olmuş.
Askeri Rüştiye okulunu bitirdikten sonra, Manastır’daki “Askeri İdadi”ye kaydolmuş ve burayı da başarıyla bitirmiş. Daha sonra İstanbul’daki “Harp Akademisi”ne başlamış. 11 Ocak 1905 yılında “Kurmay Yüzbaşı” olarak orduya katılmış. Yetim kalmış ama, çok çalışmış ve başarılı olmuş.
Dedeme sordum :
▬ “Dede, Peygamber Efendimizin de bir adı “Mustafa”, bizi düşmanlardan kurtaran Atatürk’ün de adı “Mustafa”, ikisi de küçük yaşta yetim kalmış, biz en çok hangisini sevelim ?” dedim. Dedem bana :
▬ “Kızım, ikisini de sevelim. Birisi Allah’ın seçtiği son ve kutlu peygamber, diğeri Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran büyük devlet adamıdır” dedi. Ben de :
▬ “Ama dede, arkadaşlar hep soruyor, cevap vermem gerek” deyince, dedem :
▬ “Sevgili yavrum ! Böyle soru sorulur mu ? İkisi de bizim. Birisi Allah’ın emirlerini bildirmiş, yol göstermiş “Güzel Örnek” peygamber, diğeri başarılı bir asker ve “Milli Kahraman”. Bak yavrum bu sorunun cevabını Atatürk vermiş” dedi ve bana Atatürk’ün söylediklerini yazdırdı :
Atatürk şöyle söylemiş : “Hazreti Muhammed Allah’ın birinci ve en büyük kuludur. Onun izinde bugün milyonlarca insan yürüyor. Benim, senin adın silinir, fakat sonsuza kadar onun adı ölümsüzdür”.
Bana bilgi verdiği, doğruları öğrettiği, yardımcı olduğu için sevgili “İhsan Dedem”e teşekkür ediyorum. (03.09.2008 / İstanbul)
Şeyma Türkan TEKOĞLU |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Derslik YazılarKalem ile Silgi çatışmasıdır bu 28/02/2010 | Administrator ‘Kalem’ ile ‘Silgi’ çatışmasıdır bu | Derslik YazılarBAŞBAKAN A AÇIK MEKTUP 09/02/2010 | Administrator BAŞBAKAN'A AÇIK MEKTUP |
| Daha fazla içerik..... | |



Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.