|
Yetim Kalan Çocuk : ' Peygamberimiz '
(Şeyma Yazıları : 4)
Evet, arkadaşlar ! Peygamberimizin hayatını öğrenmek istiyorsanız, beni dikkatle dinleyin !
Ben, “365 gün Hz. Muhammed” diye yazılmış güzel bir kitap okudum. Okuyup öğrendiğim bilgilerden kısa bir bölümü size anlatacağım. Peygamberimizin nasıl bir hayat yaşadığını öğreneceğiz. Beni zevkle dinleyeceğinizden eminim.
Peygamberimizin yaşadığı, doğup büyüdüğü Mekke şehrinin ilk zamanlarına “Cahiliye Devri” denir. Ve bu zamanda “Müşrikler” denilen, inanmayan ve putlara tapan akılsız, bilgisiz ve kaba insanlar varmış. Mekke’de hiç rahat yokmuş. Kimsesiz ve güçsüzler eziliyormuş. Kötülükler çoğalmış. Bu yüzden insanlar bir kurtarıcı bekliyorlarmış. Bir çıkış yolu arıyorlarmış.
İşte bu zor günlerden bir gün “Amine” adında bir hanım, “Kabe”ye yakın küçük bir evde tatlı bir çocuk dünyaya getirmiş. O çocuk gül gibi kokuyormuş. Böylece 570 yılının Nisan ayında, ayın 20’sinde “Peygamber Efendimiz” dünyaya gelmiş, o gün kutlu bir gün olmuş. Bu yetim çocuğa “Muhammed” adını vermişler. O gün bereket ve bolluk günü olmuş. Develer süt vermiş, bol bol yağmur yağmış. Mekke’ye kervanlar gelmiş, herkesin gönlü sevinçle dolmuş.
Ne yazık ki, doğan bu kutlu çocuğun babası “Abdullah”, o daha anne karnındayken ölmüş. O gül kokulu çocuk yetim doğmuş. Annesi çocuğunun temiz hava alması ve sağlıklı büyümesi için, onu “süt annesi”ne vermek istiyormuş. Mekke’ye gelen süt anneleri zenginlerin çocuklarını paylaşmışlar. Geriye kala kala sütanne bulamayan yetim, küçük “Muhammed” ile süt çocuk bulamayan yoksul “Halime Hatun” kalmış. Halime Hatun, başka çocuk kalmadığı için gül kokulu yetim çocuk Muhammed’i almış ve köyüne götürmüş. Halime Hatun köyüne giderken yolda o gül kokulu çocuğu emzirmek istemiş, önce sol memesini vermiş, çocuk emmemiş. Sonra sağ memesini vermiş, çocuk emmeye başlamış. Bunun üzerine kendi çocuğu “Abdullah”a sol memesini, süt çocuğu “Muhammed”e sağ memesini ayırmış. Halime Hatun’un develerinin ve koyunlarının sütleri çoğalmış ve memeleri dolmuş taşmış. Halime Hatun’a eşi : “Allah’a yemin olsun ki, Ey Halime ! Sen çok mübarek bir çocuk almışsın” demiş ve o da bu gül kokulu ve kutsal çocuğu çok sevmiş. Halime Hatun’un “Şeyma” adında bir kız çocuğu varmış. Küçük Şeyma da süt kardeşi Muhammed’i, öz kardeşi Abdullah’tan daha çok sever olmuş. Böylece küçük Muhammed süt annesinin yanında büyümüş ve dedesi “Abdulmuttalib”e geri verilmiş.
İşte bu yetim çocuk 40 yaşına gelince, Allah o yetim çocuğu peygamber olarak seçmiş. Peygamberimizin bir adı da, seçilmiş demek olan “Mustafa”dır. Daha sonraki yıllarda Müslümanlığı kabul etmeyen Halime Hatun’un köylüleri müslümanlar tarafından esir alınınca, esirler arasında süt kardeşi “Şeyma”yı gören Peygamberimiz, onu yanına çağırmış. Kendisine hediyeler vermiş. İslam Dini’ni öğretmiş ve köyüne, eş ve çocuklarının yanına göndermiş.
Ben doğunca dedem ve babam, bana Peygamberimizin bu süt kardeşi “Şeyma”nın adını vermişler. Türk kızı anlamına gelen “Türkan” adını da birlikte koymuşlar. Bu güzel isimleri bana veren dedeme ve babama çok teşekkür ediyorum. Bu isimleri bana veren büyüklerime ben de, çok çalışarak başarılı olacak ve mutluluklar tattıracağım. (25.08.2008/Çiftlikköy - Yalova)
Şeyma Türkan TEKOĞLU |
Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.